10 Eylül 2009 Perşembe

Şikâyet yeterli değildir.

Sayın Mehmet Ali BİRAND
Posta Gazetesi Yazarı
İstanbul 10 Eylül 2009


Sayın BİRAND;


10 Eylül 2009 tarihli ve “BÜROKRASİ CİNAYET İŞLİYOR” başlığını taşıyan yazınızı okudum. Yazınızın bir bölümünde;

“Doğan gurubuna son ceza dahil, bugüne kadar toplam.... milyar dolarlık bir ceza kesilmiş oldu. Bu, Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde şimdiye kadar görülmemiş bir cezadır. Bu, ceza değil; bir gurubu, yok etme operasyonudur. Başbakan ya, iş işten geçmeden, son olarak yaydan çıkan bu oku, bir şekilde durdurur veya aynı ok bir gün dönüp dolaşıp, onu da vurur. O zaman da çok pişman olur.” ifadesini kullanmışsınız.

Bu duruma hiç şaşırmadım. Zîra; DEVLET, 12 Eylül 1980’den beri ana KAİDELERE ve ana BELGELERE göre işletilmemektedir. Bu durum, REJİME ve DEVLETE karşı sahiplilik BİLGİ ve ŞUURUNU ortadan kaldırmış; KEYFÎ İDARE TARZINI hâkim kılarak, DEVLET ÇARKINI tanınmaz hale getirmiş ve tıkamıştır. Yaratılan kurum, kurul, kural ve kavram kargaşası, Türkiye’yi gerçek hedeflerinden uzaklaştırmıştır.

Bunun vebali, başta siyaset olmak üzere hepimize aittir. Çünkü, hepimiz DEVLET ile HÜKÜMET kavramlarının ne anlama geldiğini anlayamadık ve keyfî idarelerin kuralsızlıklarını sorgulayamadık; keyfilikler karşısında “Ne hakkın var?” diye tavır koyamadık. Yani; vatandaşlık görevlerimizi, olması gerektiği biçimde yerine getiremedik. Bu sebeple de; “KUVVETLER AYRILIĞI” ilkesinin ihlâl edilmesine sebep olduk.

Bu görüşümü, iki örnekle açıklamak istiyorum:

1-1980’li yıllarda gazeteci yazar Güneri Civaoğlu, yazılarında defalarca milletvekillerini tarif ederken, “kol kaldırma makinesinin ağır işçileri” ifadesini kullandığı halde; başta milletvekilleri olmak üzere hiç kimse sesini çıkarmadı.

2-2002 yılında MHP’li bir milletvekili Meclis kulisinde ve gazetecilerin huzurunda, milletvekillerini işaret ederek, “5 dudak arasına hapsedilmiş 550 tutsak” ifadesini kullandığı halde; başta milletvekilleri olmak üzere yine, hiç kimse sesini çıkarmadı.

Bugün de değişen bir şey yoktur. Sistemin getirdiği çarpıklık sebebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi, YASAMA VE DENETLEME görevini, Başbakan Erdoğan’ın istekleri doğrultusunda yerine getirmektedir. Bugün Başbakan Erdoğan’ın istemediği bir kanun teklifi veya tasarısı Meclis’in gündemine getirilemez; getirilse de, kanunlaşamaz. Aksi de varittir: Başbakan Erdoğan’ın istediği her kanun teklifi veya tasarısı Meclisin gündemine gelir; itirazlara rağmen, kolaylıkla kanunlaşır. Bu durum; DEVLETİN, bir PARTİ DEVLETİ haline getirilmesinin sebebi olmuştur.

Düşündürücü olan husus da şudur:

Bugün, Türkiye’de her şey konuşulmaktadır. Hem de, milleti tefrikaya düşürecek tarzda konuşulmaktadır. Ama; Türkiye’nin demokrasisi, konuşulup, sorgulanmamaktadır. Sâdece, keyfî uygulamalardan canı yananlar, şayet seslerini duyurabilecek vasıtalar bulurlarsa, belirli ölçülerde seslerini yükseltmektedirler. Yani; “Bana dokunmayan yılan, bin yaşasın!” anlayış ve çirkin nazariyesi, toplumun müştereği haline gelmiştir.

Bu durum sürdüğü sürece; ülkenin ve milletin DİRLİK ve DÜZENLİĞİNİN olamayacağını ve Türkiye’nin gerçek hedeflerine yönelemeyeceğini söylemek için, kâhin olmaya gerek yoktur. Zîra; devletin iyi işletilemeyişi sebebiyle millet, tefrikaya düşmüştür. Tarihen sabittir ve herkes tarafından bilinen bir gerçektir:

Tefrikalar, ihtilâflar, kavgalar içinde çalkalanan; fertleri, birbiriyle boğuşan milletler, harice karşı mevcudiyetlerini muhafaza edemezler.

Geldiğimiz yer de bellidir:

Avrupa’da, Rusya’dan sonra en büyük toprağa sahip Türkiye, kendi kendini besleyemez duruma düşmüştür ve zengin yer altı ve yer üstü kaynaklarına rağmen milletin çok büyük bir bölümü, fukaralıkla mücadele etmektedir ve ağır bir borç yükü altında inlemektedir.

Türkiye, tam anlamı ile HÜR ve DEMOKRAT bir ülke haline getirilmedikçe de; bu durum, devam edecek ve halkın yüzü gülmeyecektir.

Demokrasinin neresinde bulunduğunuzu hatırlatmak için bu mektubumu yazdım ve duygu, düşünce ve görüşlerimi belirttim. Umarım; kendinizi de sorgularsınız ve bu ülkenin vatandaşı olduğunuzu hatırlarsınız.

Saygılarımla.

Ecz. Hüsnü Akıncı.

0216-4181726

Hiç yorum yok: