12 Eylül 2009 Cumartesi

Tansu Çiller ve unutulanlar.

--
Türk Siyasetine tepeden inen; hiç siyaset yapmadan başbakan, hiç ticaret yapmadan trilyoner, hiç kitap yazmadan Profosör olan TANSU ÇİLLER hakkındaki yazılanlar. 5 Haziran 2009

ABD’nin Türkiye’nin iç ve dış siyasetini ve de ekonomisini şekillendirdiği bilinmeyen bir husus değildir. ABD, daima kendisinden yana hükümetler arzulamış ve kendisiyle ters düşen hükümetleri, Türkiye’yi karıştırarak zora sokmuş veya devirmiştir. Kendisinden yana hükümetleri de parlatmıştır.

Tansu Çiller, birden bire siyasete girmiş ve kısa bir süre zarfında zirveye çıkmış ve Başbakan olmuştur. Ergenekon iddianamesine konu olması, geçmişe bir seyahat yaparak irdelenebilir. İşte geçmişten hatıralar:

1-24 Eylül 1992 yılında Sedat Ergin, Hürriyet Gazetesine Washington’dan şöyle bir haber yazmıştı:

“Dünya Bankası’nın gönlünden geçen, Türkiye’nin yeni bir stand-by düzenlemesi için, Uluslar arası Para Fonu’na (IMF) gitmesidir. Türkiye, IMF ile son stand-by anlaşmasını 1985 yılında yapmış ve ardından, bütün telkinlere rağmen, ekonomiyi IMF’nin denetimine sokacak bir düzenlemeye gitmekten kaçınmıştır. Dünya Bankası, Türk Hükümetlerinin IMF alerjisini bildiği içindir ki, Türkiye’ye, IMF ile ‘gölge anlaşma’ (shadow arrengments) modelini önermektedir.

Gölge anlaşma da neymiş derseniz, o da şu: “Gölge anlaşmalar, IMF’nin son dönemde devreye soktuğu bir denetim modelidir. IMF’nin bu tür anlaşmalarda denetim rolünü perde arkasından yürütmektedir.”

2-Prof. Tansu Çiller, Demirel kabinesinde Devlet Bakanı olur olmaz, 24 Kasım 1991 tarihli Milliyet Gazetesi’nde yayımlanan demecinde şu sözleri söylemişti:

“Dış ekonomik ilişkilerde muhatabımız olan Dünya Bankası ve IMF görevlilerinin hepsi benim sınıf arkadaşlarım. Ben bugün telefon etsem, sekiz on tanesiyle rahat konuşurum. Amerikalılar, İngilizler…Bunlarla gayet iyi diyaloğumuz olacaktır. Hiç kuşkunuz olmasın, rahat olacağız.”

3-Çiller’in başbakanlığının kesinleştiği günlerde Serdar Turgut 15 Haziran 1993 tarihli Milliyet Gazetesi’ndeki yazısında şunları yazmıştı:

“IMF ve Dünya Bankası yöneticileri, Tansu Çiller’in başbakan seçilmesini, güzel bir haber olarak nitelediler.”

4-Çiller’in Devlet Bakanı olduğu tarihte, Frakfurter Algemeine Zeitung, şu kehanette bulunmuştu:

“DYP’ye girdikten hemen sonra, çoğu kişi onun politikada hızla sivrilebileceğini varsaymıştı. Tansu Çiller’in günün birinde Parti Genel Başkanı olarak Demirel’in yerini alması ve hatta Türkiye’nin ilk kadın başbakanı olması da mümkündür.”

Turan Yavuz, Washington’dan Tansu Çiller hakkında yazdığı ve 19 Haziran 1993 tarihli Milliyet Gazetesi’nde yayımlanan yazısında, şu ifadeleri kullanmıştır:

“1983 yılından itibaren, Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nden, Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen, Türk ekonomisi ile ilgili kriptoların içindeki bilgilerin büyük bir bölümünden Tansu Çiller sorumluydu. Çiller, 1980’li yılların ortalarında ABD Büyükelçiliği’nde Ekonomi Müşaviri olarak görev yapan Elizabeth Sheldon’ın en yakın arkadaşlarından biriydi. Güvenilir kaynakların verdiği bilgilere göre, Sheldon, ABD Dışişleri Bakanlığı çevrelerinde, Türk ekonomisi konusunda, olumsuz raporlar yazmakla tanınmış bir diplomattı; aynı kaynaklara göre, Sheldon’un yazdığı tüm olumsuz raporların kaynağı, Tansu Çiller’di”

Görünen köy, kılavuz istemeyeceğine göre, geçmişten ziyade günümüzü ve geleceğimizi konuşmakta fayda vardır.

Hüsnü Akıncı.

Hiç yorum yok: